logo

‘Cep’te Parkinson ve Alzheimer Tehlikesi

Danimarka’da 400 binin üzerinde denekle yapılan araştırmada, cep telefonu kullanımı ile Parkinson ve Alzheimer hastalığı arasında ilişki olduğu saptandı. Araştırmaya göre cep telefonunu kapatmak çözüm değil.

Danimarka’da 400 bin kişiyi aşkın denekle gerçekleştirilen araştırmadan çıkan sonuçlara göre, cep telefonu kapalı olsa da elektromanyetik dalga yayıyor ve 30 saniyede bir baz istasyonuna sinyal gönderiyor. Telefon uykuda daha çok etkiliyor. Elektromanyetik dalgalarla ‘meningioma glioma’ gibi beyin tümörü, Alzheimer ile birlikte Parkinson oranı da artıyor. Parkinson’u tetikleyen diğer önemli etken de gelişen teknolojiyle beyin fonksiyonlarını daha az kullanmamız.

Artık hafızaya fazla gereksinim duymuyoruz; yol bulmak, isim hatırlamak, toplantı tarihleri için elimizde akıllı telefonlar var. Yeni kuşaklarda giderek beyin fonksiyonlarına daha az ihtiyaç duyulur oldu, bu da Parkinson gelişimine zemin hazırlıyor. Cep telefonu kullanımı günümüzde çocuklara kadar inmiş durumda. Üstelik cep telefonları gün içinde hatta gece yatağımızın baş ucunda dahi bizimle. Dünyada cep telefonlarının sinir sistemlerine yönelik zararı olup olmadığı konusunda araştırmalar yapılıyor. Cep telefonu ile bu denli yakın ilişki, söz konusu hastalıkların dışında başka hastalıkları da gündeme getiriyor.

Habertürk yazarı Prof. Dr. Temel Yılmaz, araştırmaya göre sadece cep telefonu kullanmak değil kullanım süresiyle de doğrusal orantılı olarak Alzheimer ve Parkinson’un görülme oranının artış gösterdiğini söyledi. Araştırmada cep telefonu kullanımıyla beyinde hasar yapan yani nörodejeneratif hastalıkların ilişkilerinin incelendiğini hatırlatan Yılmaz, şöyle konuştu:

“Parkinson, Alzheimer gibi hastalıkların cep telefonu kullanımıyla artış gösterdiği bulunuyor. Bunun dışında bu ilişkiyi, cep telefonunun kullanım süresiyle, bu ilişkinin doğrusal orantılı olarak arttığını buluyorlar. Bunların dışında unutkanlık, hafızada zayıflama, baş dönmesi gibi şikâyetlerde de artış görülüyor. Bu çalışmanın dışında, birçok çalışma bu yönde sonuç veriyor. Beyindeki gliom menengiom gibi bazı tümörlerle çok uzun süreli cep telefonu kullanımı arasında ilişki olduğunu gösteriyor. Bu zayıf ama anlamlı ilişki cep telefonu kullanan herkeste bu hastalıkların görüleceği anlamında olmasa da cep telefonunun elektromanyetik dalgalarından korunmak gerektiği konusunda güçlü bir uyarıcı olarak alınmalıdır.”

Nörolog Doç. Dr. Barış Topçular, cep telefonunun Alzheimer ve Parkinson etkisi hakkında şunları söyledi:

Hem metobolik problemler hem de bizim nörolojik hastalıklar dediğimiz hastalık grubunda yani Parkinson ve Alzheimer hastalığında genel bir artış var. Bunun birinci nedeni doğal olmayan yaşam şeklimiz. Yemeklerdeki koruyucu gıdalar, hazır gıdalar, çevresel faktörler. En önemlisi, kablosuz internet ağları, cep telefonu ağları, baz istasyonları, elektromanyetik alanlar. Bunların tabii ki hepsi beyin için fizyolojik olmayan yani beyne zarar veren şeyler. Beynin zarar gördüğü durumlarda bizim en sık gördüğümüz tablo da nörolojik hastalıklar. Muhtemel bu sebeptendir ki artık hem Parkinson hem de Alzheimer’ı çok erken yaşlarda görüyoruz.”

“Daha önce erken yaşlardan itibaren bu hastalıkları görüyorduk ama bunların büyük bölümü ailevi formlar dediğimiz genetik bozukluklardı” diyen Topçular, şöyle devam etti: “Benim takip ettiğim, genetik sebeplere bağlayamadığımız 40’lı yaşlarda başlayan çok  sayıda Parkinson ve Alzheimer hastam var. Bunlar da yüzde 90’ın üzerinde olasılıkla günümüz insanı gibi doğal şartlarda yaşayamıyor olmasıyla ilgili. Çalışmalara bakacak olursak, otizmdeki artış ve davranışsal gelişimsel bozuklukların ya da doğumsal zekâ geriliklerindeki artışların sebebini, esasında hem kimyevi hem de elektromanyetik olarak kendimize zarar vermemiz olduğuna bağlıyorlar.

TELEFONU KAPATMAK ÇÖZÜM DEĞİL Telefonu kapatmanın çözüm olmadığını belirten Topçular, “Telefona gelen bir radyofrekans dalga oluyor. Bu yüzden sadece çocuklar için değil bizim için de aynı şekilde mümkün olduğunca günde 1-2 saatten fazla telefonu kullanmamalıyız hatta yakınımızda bile açık olarak bulundurmamalıyız. Baz istasyonları ve kullandığınız telefonun yani elektromanyetik cihazın çekim gücü çok etkili. Ancak en ideali telefonu kapalı bir şekilde, nereden baksanız 4-5 metre uzaklıkta tutmak olur” diye konuştu.

(LEYNA ÜNAL- İREM KOCA /GAZETE HABERTÜRK)

 

Etiketler: » » » »
Share
143 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ