Vakalar Çocuklarda Hızla Artıyor

Son bir aydır koronaya yakalanan çocuk sayısında artış gözleniyor.

Vakalar Çocuklarda Hızla Artıyor

Son bir aydır koronaya yakalanan çocuk sayısında artış gözleniyor. Prof. Dr. Çokuğraş, “Mutant virüs nedeniyle sadece Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde çocuklarda daha fazla vaka görünüyor. Örneğin 40 bin civarı vaka varsa bunların 10’da biri çocuklar” diyor.

Koronavirüs salgınında bir yıl geride kalırken en çok konuşulan konulardan biri de virüsün mutasyona uğramasıydı. Ancak son günlerde mutasyona uğrayan virüs de davranış değiştirdi. Okullarda yüz yüze eğitimin başladığı döneme denk gelen yeni mutant çocukları daha çok etkiliyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, son bir ayda sadece Türkiye’de değil dünyanın her yerinde hastalığın çocuklarda daha fazla görülmeye başladığı söyledi.

Artık çocuklar da mutasyonlu virüsün pençesinde. MIS-C sendromuyla birlikte görülebilen mutasyonlu virüs tüm organların iflas etmesine sebebiyet verebiliyor. Son bir ayda çocuk hastalıklarındaki artışa dikkat çeken Profesör Çokuğraş, vaka sayılarındaki artışta okulların açılmasının da etkisi olduğunu belirterek şöyle konuştu:

ÇOCUKLAR RİSK ALTINDA

“Özellikle küçük çocukların yani 5 yaş altının bulaştırıcılığı daha az. Ancak yeni mutant, yani virüsün değişmiş hali çok daha bulaşıcı. Bu bulaşıcılıktan tabi çocuklarda nasibini alıyor. Son bir ayda sadece Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde çocuklarda daha fazla vaka gözüküyor. Özellikle İngiliz mutantı çok daha fazla bulaşıcı. Ağır seyretmiyor ama daha kolay bulaşıyor. İnsanların üst solunum yollarına yerleşiyor ve bulaşma şansı daha kolay. Hem 9 yaş altı çocuklarda hem de 9-18 yaş arasında bir artış var. Ülkemizde tam dağılım bilinmiyor ancak çocuk enfeksiyon gruplarında gördüğümüz kadarıyla ciddi bir artış söz konusu. 1 ay öncesine göre daha fazla hasta var. Örneğin 40 bin civarı vaka varsa bunların 10’da biri çocuklardır ama net sayı vermek şu an mümkün değil.

‘MIS-C SENDROMU’NA DİKKAT

Çocuklarda hastalık daha hafif seyrediyor. Ancak ciddi vakalar da var. MIS-C diye geçen bir hastalık var. Covide bağlı bir sendrom bu. Sayılarında oldukça artış oldu. Covide bağlı gelişen yüksek ateşin baş gösterdiği bir hastalık. Bütün sistemlerin tutulmasıyla sonuçlanıyor. Kalp, böbrek, beyin tutulabiliyor. Birtakım döküntüler olabiliyor. Yani bütün organların tutulumuyla gidebilen çocuklara özgü bir tablo bu. Önce Nisan’da İngiltere’de sonra Mayıs’ta Amerika’da görüldü. Bizim çocuk kliniğinde de 40’a yakın vaka var. Hepsi iyileşti kötü seyretmedi.

70 ÇOCUK ÖLÜMÜ VAR

Çocuklarda da yetişkinlerdeki gibi bütün o kronik rahatsızlıkların hepsi olabiliyor. Diyabet, kronik akciğer hastalığı, kalp hastalığı, çocuk kanserleri gibi hastalığı olan çocuklarda covid daha ağır seyrediyor. Tüm Türkiye’de 70’e yakın çocuk ölümü var. Bunların 4-5 tanesi hariç diğerleri kronik sağlık sorunu olan çocuklar.

HASTALANMA YAŞI DÜŞÜYOR

Çocuk ölümleri erişkin ölümlerine göre çok düşük tabi. Ama hastalanma yaşının erkene kayması bizi endişelendiriyor. 65 yaş üstündekiler büyük oranda aşılandı. Yaşlı insanların hastalanma oranı azaldı. Artık daha genç hastalar geliyor. Sadece çocuk olarak bize değil erişkin yoğun bakımlara da yaşı daha genç insanlar geliyor.

ÇOCUKLAR İÇİN AŞI ÇALIŞMALARI VAR

Aşılanma oranları daha küçük yaşlara doğru kaydıkça belki çocukların etkilenme oranı daha da artacak. Çünkü çocukların henüz bir aşısı yok. Birtakım çalışmalar var. Onlardan da çok iyi sonuçlar alınıyor ama çocukların sonbahardan önce aşılanması beklenmiyor. Dolayısıyla çocuklar bu açıdan biraz riskli. Küçük çocuklarda kötü seyretmiyor hastalık. Ya çok az belirtiyle ya da hiç belirti vermeden seyrediyor. Küçük çocukların taşıyıcı olma özelliği de daha az. O açıdan kreşlerin açık kalması önemli. Çocuklarda artış var evet ama yetişkinlerde de var. Halk arasında panik yaratacak bir şey söylemeye gerek yok.

SAYI ARTIYOR AMA YOĞUN BAKIM DOLU DEĞİL

Okulların açılma denemeleri biraz artırdı tabi sayıları. Fakat 1 Mart’tan itibaren her taraf çok kalabalıklaştı. Hiç salgın yokmuş gibi yaşıyoruz. Mart ayı başından itibaren vakalar çok ciddi arttı. Bizim Cerrahpaşa hastanesinde bir ara 288 yatan hasta vardı. Bu sayı geçtiğimiz şubat ayında 15’e kadar düşmüştü. Bugün tekrar 70’i aştı. Çocuk kliniğinde de 10 civarı hasta var ve bunlardan 1-2 tanesi yoğun bakım hastası. Yoğun bakımda aşırı bir doluluk yok. Dışarıdan da hasta kabul ediyoruz. Çok sayıda hasta yatırdık ve bir tane hasta kaybettik.

ÖĞRETMENLERİN AŞILANMASI ÇOK ÖNEMLİ

Okullar tamamen normal çalışma düzenine geçerse sanırım asıl büyük artışı o zaman görürüz. Çünkü çocukların nasıl davrandıklarını tam bilmek mümkün değil. Öğretmenlerin öncelikle aşılanması çok önemli. Aşıyla ilgili tüm dünyada sıkıntı var sadece bizde değil. Biz aslında iyi başladık aşılamaya ama sonra duraklama dönemine girdik. Aşı yapma kapasitemiz başka ülkelere göre daha iyi.

TAM KAPANMADAN BAŞ ETMEK MÜMKÜN DEĞİL

Pandemi yönetmek zor bir iş. Çok dinamik bir süreç. Bir gün söylediğinizi ertesi gün değiştirebiliyorsunuz. Ama bir gerçek var, 2-3 hafta tam kapanmadan bu salgınla baş etmek çok mümkün değil. Sadece restoranları, berberleri, okulları ya da alışveriş merkezlerini kapatmakla geçici önlem sağlamış oluyoruz. Biz toplum olarak birtakım kurallara uymuyoruz maalesef. Biraz daha sağlam tedbirlere ihtiyaç var.

HANGİ AŞIYI BULURSANIZ ONU OLUN

Gidişat hiç parlak değil. Sağlık çalışanları iki kez aşılanmasına rağmen yine de hastalananlar var. Tabi hastaneye yatma durumu olmadı. Çoğu ayakta geçiriyor ama yine de korkutan bir tablo. Poliklinikler çok kalabalık, yatan hasta sayısında artış var. Eskisi kadar dikkat edilmiyor. Aşılı olmanın verdiği bir özgüven artışı var insanlarda. Ben aşı oldum diye daha rahat davranıyor insanlar. Aşı seçme konusu son günlerde çok konuşulmaya başlandı. Bize de “Aşı güvenli mi? Hangi aşıyı olalım?” diye soruyorlar. Hangi aşıyı bulursanız onu olun. Yeter ki aşı olun. Sağlık çalışanlarında bile aşıya karşı bir güvensizlik var. Aşılara güvenmek lazım. Tabi bazı yan etkileri görülebiliyor ancak bu bütün aşılar için geçerli. O yüzden herkesin aşı sırası geldiğinde bunu yaptırması lazım. “

OKULLARDA COVİD-19 TESPİTİ DURUMUNDA YAPILMASI GEREKENLER: Son zamanlarda anaokulu ve ilkokullarda vakalarda artış olduğu belirtiliyor. Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nın ilgili mevzuatına göre bir sınıftaki öğrencilerden herhangi birine covid-19 tanısı koyulması durumunda şunlar yapılıyor: Eğer sınıftaki tüm öğrenciler ve öğretmen maskesini doğru şekilde takmışsa ve başka vaka yoksa sınıfta bulunanlar temaslı kabul edilip eğitime devam edebiliyor. Ancak maskenin düzensiz takıldığı veya takılmadığı durumlarda sınıftaki tüm öğrenciler ve öğretmen vaka olup olmamasına bakılmaksızın yakın temaslı kabul ediliyor. Servislerde pozitif vaka yaşanması durumda da benzer uygulama yapılıyor.

Öğretmenlerden herhangi birine covid-19 tanısı koyulması durumunda ise, eğer öğretmenin okul dışında riskli bir teması yoksa ilk vaka çıkan sınıftaki öğrenciler yakın temaslı, diğer tüm öğretmenler temaslı kabul ediliyor.

TEMASLI KABUL EDİLENLER: Öğretmenler ve öğretmenin derse girdiği sınıftaki öğrencilerin, okul tarafından 14 gün boyunca en az 2 ders saati arayla günde iki kez semptom sorgulaması yapılarak ateş ölçümleri gerçekleştirilir ve bunlar kayıt altına alınır.

Semptom belirten veya yüksek ateşi tespit edilenler sağlık kuruluşuna yönlendirilir. Sağlık kuruluşunun değerlendirmesine göre bu kişiler okula devam eder veya vaka olarak kabul edilir.

YAKIN TEMASLI KABUL EDİLENLER; Eve gönderilir. 10 gün boyunca temaslı takibine alınır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER