Öne Çıkanlar 13 nisan eba tv 1.sınıf izle 4.sınıf sayfa 126128 açık lise matematik 3 konuları 6.sınıf 10.sınıf matematik cevapları

Bu haber kez okundu.

Ortaokul 5.Sınıf Bilim Uygulamaları ders notları-konu özetleri

Ortaokul 5.Sınıf öğrencilerine katkısı olacağını düşünerek Bilim Uygulamaları ile ilgili harika bir ders notu yayınlıyoruz.

BİLİMDE DELİL NASIL YAPILIR?
Bilimde deliller; deney ve gözlem yapılarak kanıtlanır. Bilimde belgelenir şeylerin daima bir kanıtı, bir delili vardır. Bunun için de herkes tarafından kabul edilecek deney ve gözlemler yapılır.
• Örneğin suyun 100 derecede kaynadığını termometreyle,
• Kuşların kanatlarının olduğunu gözlerimizle,
• Atmosferin varlığını ateş çıkmasıyla,
• Suyun içinde hidrojen bağının olduğunu yapısındaki hidrojen ve oksijenle,
• Mikroskobik canlıların var olduğunu mikroskopla,
Kanıtlayabiliriz.
Bilim; evreni tanımak adına yapılan bütün çalışmaların tamamına denmektedir. Bilim dalları ilişki içerisindedir. Bazı bilim dalları; matematik, fizik, kimya, biyoloji, mekanik, kuantum, termodinamik, biyokimya, polimer kimyası...

ASTRONOMİYE YÖN VEREN BİLİM İNSANLARI
Stephen Hawking (1942- 2018 ): Evrenin büyük patlamayla başlayıp kara deliklerle sonlandığını gösteren, genel görelilik kuramı ile kuantum mekaniğinin birleşmesi gerektiğini dile getiren, yazdığı 'Zamanın Kısa Tarihi', 'Ceviz Kabuğundaki Evren' gibi kitaplarla milyonlarca okuyucuya ulaşan İngiliz bilim adamı. Detaylı biyografisi için buraya tıklayın.
Carl Sagan (1934-1996): Astrobiyolojinin öncüsü olarak kabul edilen Sagan, bilimin popülerleşmesi ve halk nezdinde anlaşılması için yaptığı çalışmalarla bilinir. Cosmos adlı kitabı ve televizyon serisi ve Mesaj adlı romanı uzayda yaşam olabileceğini ve kainatta insanın yerinin daha iyi anlaşılmasına hizmet etmiştir. Detaylı biyografisi için buraya tıklayın.
James Van Allen (1914-2006): Dünya çevresindeki kendi adıyla anılan Van Allen radyasyon kuşaklarını keşfeden ABD'li bilim adamı.
Jan Hendrik Oort (1900-1992): Samanyolu Galaksisi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Hollandalı astronom galaksinin dönme hareketini açıklamış, sarmal yapıda olduğunu keşfetmiş ve kütlesini tanımlamaya çalışmıştır. Ayrıca kendi adıyla anılan güneş sistemi etrafında dönen kuyruklu yıldızlar kümesi olan Oort Bulutu hakkında da önemli çalışmalar yapmıştır.
Georges Lemaitre (1894-1966): Büyük patlama teorisini ilk ortaya atan rahip ve bilim adamı. Evrenin bir zamanlar bir atomun içinde sıkışmış olduğunu, parçalanan atomun evreni oluşturduğunu ileri sürdüğü görüşü önceleri kabul görmese de daha sonra bir çok delille birlikte kabullenildi.
Edwin Hubble (1889-1953): Evrenin sürekli genişlediğini ispatlayan, yıldızların uzaklaştıklarını bize ulaşan renklerindeki farklılaşmalar sayesinde ortaya koyan, Samanyolu'ndan farklı galaksiler de olduğunu ispatlayan bilim adamı. Detaylı biyografisi için buraya tıklayın.
Albert Einstein (1879-1955): Işık hızı, özel ve genel görelilik kuramları, kütle-enerji eşdeğerliği ve benzeri birçok çalışmayla Newton mekaniğinin hakimiyetini yıkmış ve uzay konusunda devrim niteliğinde çalışmalar yapmıştır.
Max Planck (1858-1947): Kuantum kuramını geliştiren, termodinamik yasaları üzerinde önemli çalışmaları bulunan, Planck sabiti ve Planck ışınım yasasını ortaya koyan bilim adamıdır.
John Herschel (1792-1871): Satürn ve Uranüs'ün uydularının adlandırılması, Jülyen gün kullanımı ve benzeri birçok çalışmaya imza atmış İngiliz gökbilimci.
William Herschel (1738-1822): Uranüs'ü ve iki büyük uydusunu, Satürn'ün uyduları Enceladus ve Mimas'ı, kızılötesi radyasyonu keşfeden İngiliz gökbilimci.
Edmond Halley (1656-1742): Kendi adıyla anılan Halley kuyruklu yıldızının kaşifi.
Isaac Newton (1642-1727): Evrensel kütle çekimini ve hareket kanunlarını ortaya koyan Newton, tarihteki en etkili bilim adamlarından biridir.
Christiaan Huygens (1629-1695): Satürn'ün uydusu Titan'ı, Orion takımyıldızını keşfeden Huygens, ayrıca daha dakik saatler ve daha güçlü teleskoplar yapılmasına katkıda bulunmuştur.
Johannes Kepler (1571-1630): Gezegenlerin hareketlerini açıklayan Kepler kendi adıyla anılan 3 temel yasa ortaya koymuştur.
Galileo Galilei (1564-1642): Modern astronominin kurucusu olarak kabul edilen Galilei, teleskopla ilk defa gözlem yapan kişi oldu. Ayın kraterlerini, Jüpiterin uydularını, Satürn'ün halkalarını ilk kez gören kişi oldu. Detaylı biyografisi için tıklayın.
Giordano Bruno (1548-1600): İtalyan filozof, rahip ve gökbilimci olan Bruno, o zamana kadar kabul edilegelen Aristo'nun kapalı evren görüşünü terk edip dünyadan başka birçok gezegenin varlığını kabul eden, Kopernik'in görüşlerini benimseyerek zamanın din alimleri tarafından ciddi baskılar görmüş, görüşlerinde ısrar etmesi üzerine yakılarak idam edilmiştir. Detaylı bilgiler için tıklayın.
Tycho Brahe (1546-1601): Ciddi astronomik gözlemler yapan ve bu gözlemleri kullanan Kepler'in yasalarını oluşturmasında katkıları olan bilim adamı.
Nicolaus Copernicus (1473-1543): Dünyanın ve diğer gezegenlerin güneşin etrafında döndüğünü ilk kez dile getiren astronomdur. Kopernik'le birlikte dünyanın evrenin merkezi olduğu düşüncesi yıkıldı.
Ali Kuşçu ( 1403-1474): Osmanlı astronomi çalışmalarında önemli bir yer tutan Ali Kuşçu, Fethiye isimli kitabında zamanının astronomi bilgilerini toparlamıştır.
Ömer Hayyam (1048-1131): Dünyanın ilk rasathanesini kuran, Celali Takvimi'nin hazırlayan İranlı bilim adamıdır.
Eratosthenes (Yaklaşık M.Ö. 200 yılları): Dünyanın çevresini yaklaşık olarak doğru hesaplayan Mısır'da yaşayan bilim adamıdır.

GÖZLEM VE ÇIKARIM
Gözlem, bir şeyi izleyerek ve deneyle tespit etmek manasına gelir. Yani gözlemler somuttur. Ayrıca nesneldir, olgusaldır. Kanıtlanabilir.
Çıkarım; tahminlere dayanır. Bir şeyi tahmin etmek demektir. Yani özneldir, kişinin kendi görüşlerine dayanır.

Aralarındaki fark;

- Gözlem nesnel, çıkarım öznel.
- Gözlem olgu, çıkarım görüşler (Tahminler)


GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ASTRONOMİK GELİŞMELER
⦁    M.Ö. 200 yıllarında Erastoshenes tarafından Dünya'nın çapı yaklaşık olarak şimdiki verilere yakın olmak üzere hesaplanmıştır.
⦁    11. yüzyılda, Ömer Hayyam tarafından şimdi İran ülkesinin sınırlarında bulunan İsfahan'da uzay ile ilgili çalışmalar yapmak üzere rasathane kurulmuştur.
⦁    14. yüzyılda, Ali Kuşçu tarafından Dünya'nın gezegenlere olan uzaklıkları ölçülmüştür.
⦁    16. yüzyılın ortalarında Nicolaus Copernicus (Kopernik) tarafından ilk defa Dünya'nın Güneş etrafında döndüğünü söyleyen teori ortaya atılmıştır.
⦁    17. yüzyılın başlarında Galileo Galilei tarafından astronomi de kullanılmak üzere teleskop teknolojisi geliştirilmiştir. Bununla beraber Ay'daki kraterleri ve Jüpiter ve Satürn gezegenlerinin uydularını ve Satürn'ün halkaları görülmüştür.
⦁    Aynı yüzyılda (17. yy.) Johannes Kepler tarafından gezegenlerin dairesel hareketleri keşfedilmiştir.
⦁    17. yüzyılın sonlarında Isaac Newton, evrensel çekim kuvveti ve Netwon'un hareket yasaları ile evrende gezegenlerin nasıl ve hangi kanunlara göre hareket ettiklerini açıklamıştır.
⦁    18. yüzyılda Uranüs ve bazı büyük uydular keşfedilmiştir.
⦁    20. yüzyılda Albert Einstein tarafından görelilik kuramı ile uzaydaki gezegenlerin hareketleri ile ilgili farklı teoriler ortaya atılmış ve evrenin sürekli genişlediği Edwin Hubble tarafından ispatlanmıştır.
⦁    Aynı yüzyılda Jan Hendrik Oort tarafından kuyruklu yıldızlar kümesi keşfedilmiştir.
ETKİNLİK 
Gelecekte astronomi alanında ne gibi gelişmeler yaşanabilir? Tartışınız.

BİLİM VE TEKNOLOJİ ARASINDAKİ İLİŞKİ NEDİR?
Bilim nedir?
- Bilim çevremizin, toplumun ve bireylerin incelendiği ve böylece bilgi edinildiği bir uğraştır.
Teknoloji nedir?
- Bir şeylerin yapılma tarzı, bir şeylerin üretilmesi için gereken materyaller ve üretilme şeklidir.
- Teknoloji bir bisküvinin nasıl üretildiğidir örnek olarak.
Bilim ve teknoloji arasındaki bilgi nedir?
- Bilimdeki gelişmeler teknolojinin ilerlemesini sağlar.
- Teknolojideki gelişmeler bilimin ilerlemesini sağlar.
- Teknoloji ve bilim insanların hayatını daha kolaylaştırmak içindir.
- Teknoloji ve bilim insanların hayatını kolaylaştırmak için olsa da bazen kötüye kullanılabilir.
Yani, aslında baktığımız zaman bilim ve teknoloji arasında çok güçlü bir bağ vardır ve bu bağın güçlü olması insanın hayatını kolaylaştırır.

BİLİMSEL BİLGİNİN ELDE EDİLMESİNDE DENEYSEL MATEMATİKSEL VE MANTIKSAL ÇIKARIMLARIN ROLÜ NEDİR?
Bilimsel bilginin elde edilmesinde matematik, mantıksal ve deneysel çıkarımlar bütün olarak ele alınır.
Deneysel çıkarımların rolü: Matematiksel ve mantıksal çıkarımların doğruluğunu veya yanlışlarını ispatlamaktır. Deneyler uygun koşullarda yapılıp kesin bilgi doğrulanır.
Mantıksal çıkarımların rolü: Deneysel ve matematikseş çıkarımlardan elde edilen verilerin mantık süzgecinden geçirilip, cevap aranan probleme farklı bakış açılarından yaklaşılarak farklı deneyler ve matematiksel hesaplar yapılmasına yol sağlamaktır.
Matematiksel çıkarımların rolü: Yapılan işlemlerin mantıklı bir şekilde benzeri yapıldığında yeni deney çıktısının verilerinin tahmin edilmesi, ve tüm deney çıktılarının ifade edilebilmesini sağlar.
ETKİNLİK
 Yakın çevresindeki canlı ve cansız varlıkları gözlemleyerek sınıflandırma yapınız.

BİLİMSEL BİLGİNİN OLUŞTURULMASINDA KARŞILAŞTIRMA VE SINIFLANDIRMANIN ÖNEMİNİ AÇIKLAYINIZ?
Canlıların benzer ve ortak özelliklerine göre gruplandırılmasına sınıflandırılma denir. Sınıflandırmayı, biyolojinin alt bilim dallarında biri olan taksonomi (sistematik) yapar. Sınıflandırmanın amacı, canlıları belirli bir sisteme oturtmak ve doğayı daha kolay öğrenilebilir hale getirmektir. Sınıflandırma kendi içinde ikiye ayrılır. İlk olarak yapılan sınıflandırmaya “yapay (ampirik) sınıflandırma” denir. Günümüzde ise “doğal (filogenetik) sınıflandırma” geçerlidir.
ETKİNLİK
Tohumun canlılık özellikleri nelerdir?
Tohumlar hareket edemezler.
Tohumlar solunum gerçekleştiremez.
Tohumlar üreyemezler.
Tohumlar uyarı ve tepki Alamaz.

ETKİNLİK 
DİNOZOR NEDİR?
Dinozorlar biz insanlardan milyonlarca yıl önce yaşamış dev canlılardır. 65 milyon yıl önce Meksika Körfezi’ne düşen bir asteroid sebebiyle yok olduklarına inanılan dinozorlardan bugün geriye fosiller kalmıştır. Modern teknoloji sayesinde dinozorların fosillerini tespit edebiliyor ve fosiller üzerinde araştırma yapabiliyoruz. Peki dinozorlar hakkında bilmeniz gereken bazı bilgilere kısaca göz atmaya ne dersiniz?

DİNOZOR KELİMESİNİN ANLAMI NEDİR?
Dinozor kelimesi Yunanca’da ‘korkunç kertenkele’ anlamına gelen bir sözcükten gelmektedir. Bu kelime 1842 yılında İngiliz paleontolog Richard Owen tarafından İngilizce’ye kazandırılmıştır.
Dinozorlar yaklaşık 160 milyon yıldan daha uzun bir süre Dünya üzerinde egemen tür olmuştur. Dinozorlar, Trias Devri ve Kretase Devri arasında yaşamışlardır.
Dinozorların 250 milyon ve 65 milyon yıl arası yaşadığı dönem Mezozoik Devir olarak adlandırılır. Mezozoik Devir, Dinozor Çağı olarak da isimlendirilir. Birçok dinozor türü bu dönem içerisinde gelişmiş ve yok olmuştur.
Dinozor neslinin 65 milyon yıl önce Dünya’ya çarpan bir asteroid sebebiyle tükendiği düşünülmektedir.
Bilim insanlarına göre dinozorların neslinin tükenmesinde dev bir asteroid ya da büyük bir yanardağ patlamasının rol aldığını tahmin etmektedirler. Bu tip felaketler Güneş’ten Dünya’ya gelen ışığı engeller ve Dünya ekolojisini son derece olumsuz etkiler.


DİNOZOR TÜRLERİ NELERDİR?
– Dinozor türlerinin resmi olarak sınıflandırılması 1824 yılında başlamıştır. Adlandırılan ilk dinozor türü Megalozor’dur.
– Dinozor bilimi üzerinde çalışan kişilere paleontolog adı verilir.
– Dinozorların tümü etobur değildir. En büyük iki dinozor türü olan Brachiosaurus ve Apatosaurus otoburdu.
– Otobur dinozorların birçoğunun bedenlerinde, Allosaurus ve Spinosaurus gibi etobur dinozorlardan korunmak için evrim sayesinde gelişmiş doğal silahlar buluyordu. Stegosaurus’un dikenli kuyruğu ve hörgüçü ve Triceratops’un boynuzları bu örnekler arasında sayılabilir.
– Teruzor bir dinozor türü olarak sayılmaz. Teruzor, Dinozor Çağı’nda yaşamış uçan bir tür sürüngendi. Aynı durum Pleziyozorlar için de geçerlidir. Pleziyozorlar, Dinozor Çağı’nda yaşamıi bir tür su sürüngeniydi.
– Kuşlar, Teropod adı verilen bir dinozor türünden evrilmiştir.
– 65 milyon yıl önce yok olmuş olsalar da dinozorlar yazılı ve görsel medyada sıkça yer alır. Bunun en bilinen örneği Michael Crichton’un 1990 yılında yayınladığı Jurassic Park kitabıdır. Kitap 1993 yılında filme aktarılmıştır. Kitap, amber içerisinde hapsolmuş sivrisineklerde bulunan dinozor DNAları ile dinozorların tekrar yaşama döndürülmesini konu alır.
ETKİNLİK
Dinazorları tanıtan bir atlas veya afiş yapınız.
ETKİNLİK – 2
Dinazor maketi yapınız.


BAĞIMLI VE BAĞIMSIZ DEĞİŞKEN NEDİR?
Bağımlı değişken bizim değiştirdiğimiz olan değişkendir.
Bağımsız değişken bağımlı değişkenden etkilenen bağımsız değişkene bağlı olarak değişen değişkendir.


ARASINDAKİ FARKLAR NELERDİR?
Bağımsız değişken bizim değiştirdiğimiz değişkendir. Bağımlı değişken ise bizim değiştirdiğimiz değişkenden etkilenen, bağımsız değişkene bağlı olarak değişen değişkendir. Kontrollü ve sabit tutulan değişken ise kontrolümüzde kalan, miktarı değişmeyen değişkenlerdir.

BİLİM, TEKNOLOJİ, MÜHENDİSLİK VE MATEMATİK ARASİNDAKİ İLİŞKİ NEDİR?
Aslında hayatımızın her yerinde matematiği kullanırız. Bina yapımında, grafik çizmede mobilya yapımında şekillerin alanını bulmada vs. Matematiği en çok kullanan kimselerin mühendis olmadığını söylersek yalan söylemiş oluruz. Ve çoğu mühendisin de matematikle işi vardır. Grafik yaparlar, hatta inşaat mühendisleri bina yapımında kullanırlar matematiği. Mühendisler sadece matematikle değil teknoloji ile de çalışırlar. Teknolojiyi ileri düzeye getirmeye çalışırlar. Teknoloji ilerledikçe yani ne kadar çok ilerlerse bilimde de o kadar geniş çaplı bir araştırma yapılır. Ve bu sayede bilimde gelişir. Aslında baktığımızda aralarında bir ilişki vardır.
 

STEM Nedir?
STEM eğitimi disiplinler arası ve uygulamaya yönelik yaklaşımı içeren fen, teknoloji, mühendislik ve matematik gibi dört önemli disiplinin birbirleriyle bütünleşmesini hedefleyen bir öğretim sistemidir.

STEM Eğitiminin Amaçları Nedir?
STEM 1950’li yıllarında ortaya çıkmış bir kavram. Çıkış yıllarından itibaren ülkeler kalkınma ve liderlik yapma düşüncesiyle bu alana yönelmişlerdir. Bilimde kalkınma, teknolojide kalkınmaya dayalı bilim insanları yetiştirilmeye ve teknolojiye önem verilmiştir. Bu amaçlar doğrultusunda ise ülkelere göre farklı görüşler olmasına rağmen ortak amaçları ülkelerinin geleceği için çalışmaların sürdürülebilir olmasıdır. Erken yaşta çocukların üretim odaklı becerileri kazandırmalarını hedef ederek eğitim sistemlerine bütünleşmiştir. Amaç ise;  Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik alanlarını iç içe kullanarak yeni bir ürün ortaya koyarak ülkelilerinin ekonomisine fayda sağlamaktır. Bu bağlamda düşünüldüğünde ülke geleceğinde aktif rol üstlenmesidir.  STEM eğitiminin iki temel amacı olduğunu belirtebiliriz. Bu amaçlardan birincisi, üniversite düzeyinde bu disiplinlerde meslek seçecek öğrenci sayısını arttırmak, ikincisi ise öğrencilerin fen, teknoloji, mühendislik ve matematik disiplinlerindeki temel bilgi düzeylerini arttırarak bu disiplinler ile ilgili problemleri çözmek için günlük yaşamlarında yaratıcı çözümler uygulamalarını sağlamaktır. Özet olarak belirtirsek STEM eğitimi; Meslek seçiminde yardımcı olmak ve disiplinler arası bir öğrenim yaklaşımı olarak belirtebiliriz.  

STEM Eğitiminin Öğrenciye Katkıları Nelerdir?
      STEM eğitimi üretim odaklı olmasının yanı sıra eleştirel düşünme, yaratıcılık, yenilenme, problem çözme, Üretkenlik ve Sorumluluk gibi 21. Yüzyıl becerilerini de barındırmaktadır. Maddeler halinde belirtmek gerekirsek STEM eğitiminin kazandırdığı yetiler;
• Eğitim programının içeriğini canlandırıcı bir öğrenme ortamı sağlar.
• Öğrencilerin yeni buluşlar keşfetmesini, olaylar arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamaları olanağını sağlar.
• Yeni ürün ortaya koyarak, ekosisteme katkı sağlar.
• İşbirliği ve bağımsız çalışma yoluyla öğrencilerin özgüven ve öz yeterliliğini geliştirir.
• Yüzyıl becerilerini kazandırmaya olanak sağlar.
• Karşılaştıkları sorunlara daha kısa ve çözümler üretmeyi sağlar.
• Tasarım odaklı düşünme ve yenilikçi olmayı sağlar.

ETKİNLİK
DOĞADAN İLHAM ALINAN TEKNOLOJİLER
1. HELİKOPTER VE YUSUFÇUK
 
Bir yusufçuğu ilk gördüğümüzde helikoptere ne kadar da benzediğini fark etmemek pek olası değil. Biz ona yerel dilde helikopter böceği desek de o helikopterlerden önce de vardı. Uçuş stili ve denge sistemiyle helikopter firmaları yusufçuğu tasarımlarına adapte etmişlerdir.

2. HIZLI TREN VE BALIKÇIL KUŞLAR
Japonya'nın hızlı trenlerini tasarlayan Eiji Nakatsu adlı mühendis, trenin daha hızlı gidebilmesi için balıkçıl kuşlardaki yöntemi fark eder ve bunu hızlı trene uygular. Gökyüzünden diklemesine suya çok hızlı dalabilen bu kuşların gagalarının hızı artırdığı tespit edilmiş. Eiji Nakatsu'nun aynı zamanda bir kuş bilimleri uzmanı olduğu bilinir.

3. CONCORDE VE YUNUS
 
Ses hızını aşmayı başarabilen İngiltere-Fransa ortak yapımı Concorde uçaklar ilk uçuş denemesini 1969'da yapmıştı. Tasarımında yunusların burun kısmı etkili olmuş, bunun nedeniyse havanın bu sayede dış yüzeyde yaptığı sürtünmeyi azaltmasıymış. Kuyruk yüzgeci suyun yüzeyinde motor görevi gören yunusların bu özelliğinden de esinlenen mühendisler Concorde'un motorlarını arkaya yerleştirmişler. Bu uçakların 2003 yılında üretimi durmuştu.

4. VELCRO BANDI VE DULAVRAT OTU
 
Bir gün İsviçreli mühendis Georges de Mestral'ın kıyafetlerine bu bitkiler takılır. Mestral, kıyafetlerini bu bitkiden ayırmanın hiç de kolay olmadığını görünce hemen aklına bir fikir gelir ve bunu giyim endüstrisinde kullanmaya karar verir. Aynı kenetlenme sistemini oluşturur ve Velcro bantları şimdi astronot kıyafetlerinde de kullanılır hale gelir.


5. ROBOT TEKNOLOJİSİ VE BÖCEKLER
 
Günümüzde hızla gelişen robot teknolojisi daha çok böceklerin sistemlerini inceleyip elektronik sisteme uyarlama uğraşındadır. Artık bir karınca ve sinek büyüklüğünde robotlar yapılabilmektedir. Sinekler gibi uçabilen, karıncalar gibi istenilen her yere girebilen, örümcekler gibi tavanda yürüyebilen robotlar şu an yapılabiliyor ve gelişmiş ülkelerin önemli endüstri kuruluşları da bu çalışmalara büyük önem veriyor.
ETKİNLİK
Doğadan ilham alan bir teknolojiyi tanıtan bir yazı hazırlayınız.

YEŞİL MESLEKLER NELERDİR?
Yenilenebilir enerji danışmanlığı: Son dönemde yenilenebilir enerji yatırımları hız kazandı. Bu şirketler için hem PR ve pazarlama açısından hem de yeni enerji kaynaklarını kullanma açısından önemli bir hamle olabilir. Bu alanda kendini geliştirecek başarılı mühendisler, MBA veya pazarlama mastırı da yaparlarsa ilerleyen yıllarda çok iyi şartlarda rahatlıkla iş bulabilirler. 
Yenilenebilir enerji mühendisliği: Şu anda İstanbul Teknik Üniversitesi’nde bulunan Enerji Enstitüsü enerji mühendisi yetiştiriyor. Geçmişte bu bölüm, nükleer enerjiye odaklanmışken şu anda yenilenebilir enerji ve konvansiyonel enerjiyle ilgili branşlarda da eğitim veriyor. Buradan mezun olacak kişiler ilerleyen yıllarda yenilenebilir enerji mühendisi unvanını alabilir ve bu alanda oluşacak meslek açığını kapatabilir. Bu alanlarda eğitim veren başka bir bölüm de Bahçeşehir Üniversitesi’nde açılan Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü. Bu bölüm mezunlarını oldukça cazip kariyer fırsatları bekliyor. Bu bölümden mezun olup MBA veya pazarlama mastırı yapanların önü ise daha da açık. 
Rüzgar enerjisi uzmanlığı: Rüzgar, en bilinen ve en popüler yenilenebilir enerji kaynaklarından biri. Ülkemizde şu anda çok sayıda şirket, rüzgâr türbini yapmaya başladı. Bu meslek açısından da büyük açık var. Rüzgâr enerjisi alanında ülkemizde yüksek lisans ve doktora eğitimi veren sadece bir kurum var. O da Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rüzgâr Enerjisi Araştırma Merkezi. Burada rüzgâr enerjisi, rüzgâr türbinleri ve teknolojileri üzerine eğitimler veriliyor. Mezunları iş bulma konusunda çok şanslı görünüyor. 
Green marketing danışmanlığı: Şirketlerin çevre politikaları ve çevreyle ilgili sosyal sorumluluk planlarını yürütmek ve duyurmaktan sorumlu. Ürünün üretiminden tüketimine kadar çevre ve doğa dostu olmasını ve doğaya katkı yapmasını sağlamak gibi görevleri yürütecek, pazarlama, işletme, endüstri veya çevre mühendisliği bölümlerden mezun, kendini pazarlama odaklı yetiştirmiş kişiler bu alanda çalışabilir. Şirketler, çevre bilinci geliştikçe böyle danışmanlara daha fazla ihtiyaç duyacaklar. 
Yeşil insan kaynakları yönetmenliği: Çalışanlar arasında çevre duyarlılığı yaratmaya, onların şirket kaynaklarını daha tasarruflu kullanmalarını sağlamaya yönelik bir pozisyon. Gereksiz kaynak tüketimini engelleyecek, ortak araç uygulaması, personelin çevreyle ilgili projelere katılımı, ofis ve çevrenin doğaya uygun ve doğaya zarar vermeyecek şekilde düzenlenmesi işlerini yapacak; işletme, insan kaynakları, çevre konusunda bilgili insan kaynakları yönetmenlerine ve uzmanlarına ilerleyen yıllarda daha çok ihtiyaç duyulacak. 
Çevre ve enerji hukuku uzmanlığı: Şirketlerin doğal kaynaklar ve enerji konularını yasal mevzuata uygun şekilde ve çevreyle uyumlu şekilde yönetecek uzmanlara ihtiyaçları var. Bu uzmanlar, kamu ve özel sektör arasındaki hukuksal konuları çözecek, ilerleyen yıllarda AB uyum yasaları çerçevesinde şirketlerin bu yasalara uygun çalışmasını sağlayacak. Bu şekilde çalışacak enerji hukuku uzmanlarına büyük ihtiyaç duyulacak. Bu alanda bir Enerji Hukuku Araştırma Enstitüsü kurulmuş durumda. 
Organik tarım mühendisliği: Organik ürün yetiştiriciliği son dönemde çok gelişti. Henüz bu alanda eğitim veren bir üniversite yok. Ancak ziraat mühendisleri kendilerini bu alanda geliştirirlerse önemli bir iş imkânına kavuşabilirler. 
Doğal yaşam koçluğu: Gıda mühendisliği, ziraat mühendisliği, çevre ve ekoloji mühendisliği alanlarından birinden mezun olup sosyoloji, iletişim, psikoloji, sağlık alanında da kendini takviye eden meslek sahipleri doğal yaşam koçu olabilir. Bunlar, hizmet verdikleri kişinin yediği yemeklerden yaptığı sporlara, tatil yapacağı yere kadar her şeyi planlayabilir. İnsanların daha uzun ve kaliteli yaşamasına katkıda bulunabilirler. 
Ekolojik turizm/tatil uzmanlığı: Önümüzdeki yıllarda doğa ve ekolojik turizm konusunda uzmanlaşmış, kendini yetiştirmiş rehberlere/uzmanlara ve tesislere ihtiyaç olacak. Doğal kaplıcalara sahip yerler, yaylalar, ekolojik tatil köyleri, tatil çiftlikleri, orta yaş üstü tatilcilerin ve sağlıklı tatil isteyen kişilerin çekim merkezi olacak.

PAZARLAMA STRATEJİSİ NEDİR?

Pazarlama Stratejisi Nedir? En basit tanımıyla müşteriyi markaya, ürüne ve hizmetlere çekmeye yarayacak çalışmaların bütünüdür. Rekabet piyasasının yoğun olduğu sektörlerde markalar, ürün ve hizmetlerini tüketiciye öncelikli olarak ulaştırmak ve satış hedeflerine ulaşabilmek için pazarlama stratejisi oluştururlar. Bu stratejiler, hem tüketiciye hem de istenilen ticari başarıya ulaşmayı hedefler. Strateji doğru zamanda doğru şekilde uygulandığı takdirde hedeflenen sonuçlara ulaşmada başarı gösterir. Strateji oluştururken esnek bir yapıda çalışma yapılmalıdır. Örneğin müşterinin ihtiyacı plastik poşete alternatif çantalarsa marka bu yönde bir çalışma gerçekleştirmelidir. Ancak bir noktadan sonra müşterinin talebi bez çantadan farklı bir ürüne kaydığında markanın bu değişimi öngörebilmesi ve yedek strateji hazırlamış olması gerekiyor. Arz ve talep dengesindeki değişimler, dönemsel popülariteler stratejik çalışmaları etkilediğinden markaların sürekli güncel ve yenilikleri takip ediyor olması önem taşıyor.

PAZARLAMA STRATEJİSİ NASIL OLUŞTURULUR?
Pazarlama stratejisi belirlemeden önce her marka mutlaka Pazar analizi yapmalı, müşteri kitlesini ve potansiyel müşteri davranışlarını incelemelidir. Akabinde ise rekabet çarkında hangi noktada olduğunu görmelidir. Mevcut ürün ve hizmetin müşterilere neler sunacağı, neler kazandıracağı, rakip üründen ayrılan özellikleri, dikkat çekici yanları gibi bir inceleme yapılmalıdır. Stratejiyi etkileyecek her şey göz önünde bulundurulmalıdır. Stratejik pazarlamada ürünün içeriği, farklılıkları; ürünün fiyatı, sektördeki fiyat rekabet oranı; ürünün satış noktaları, satış stratejileri; ürüne dair promosyon çalışmaları, kampanyalar; ürünün ulaşacağı hedef kitle, kitlenin spesifik özellikleri ve ürüne ulaşılabilirlik gibi temel unsurlar ele alınıyor. Ürüne yönelik bu çok yönlü değerlendirmeden sonra pazarlama stratejisini oluşturmak daha kolay ve bilinçli hale geliyor. Pazarlama çalışmalarında öncelikli olarak bütçe belirlenmelidir. Bütçe dâhilinde hareket etmek verimli sonuçlar alınmasına yardımcı oluyor.

ETKİLİ PAZARLAMA STRATEJİLERİ NELERDİR?
Doğrudan satış stratejisi: Bu yöntemde ürünler temsilciler aracılığıyla müşteriler ile birebir iletişim sonucunda satılıyor. Örneğin bir kozmetik markasının ürünlerini katalog ve temsilci aracılığıyla satması doğrudan satışı ifade ediyor.
Birlikte satış: Hamburger ile birlikte spesifik bir kola markasını beraber satmak birlikte satışa örnektir. Burada amaç ikili anlaşmalarla çok daha geniş kitlelere satış yapmaktır.
Ürün deneyimi: Kullanıcıların markanın hizmet ve ürünlerini deneyerek satın almasına teşvik etmektir. Bu yöntemde kullanıcının ürüne ihtiyacının olup olmadığı önemli değildir. Amaç kişilerin markanın hizmetlerinden faydalanması ve ürünlere ihtiyacı olduğunu düşünmesidir.
Sponsorlu içerikler: Google, Bing, Yandex gibi arama motorlarına yönelik yapılan bir stratejidir. Markalar ücretli reklam yayınlayarak belli hedef kelimelerle ilgili arama yapıldığında web sayfalarının en üstte çıkmasını sağlayarak tüketicinin ilgisini çekiyorlar.

BİLİM İNSANININ ÖZELLİKLERİ NELERDİR?

1) İyi bir gözlemcidir.
Çevresini sürekli gözlemler. Her şey gözlemlemek ile başlar. Soruların kaynağı da, çözümlerin kaynağı da bu gözlemlerin sonucudur.
Baktığınız objeyi veya olayı tek tek parçalara ayırıp bütün ayrıntıları görebilmek ve sonra bu parçaları yeniden birleştirip bütün olarak algılamak, gözlem yapabilmenin sırrıdır.
2) Meraklı ve araştırmacıdır.
Bilim adamı meraklıdır. Etrafını gözlemlerken aklına binbir çeşit soru takılır. Neden böyle, nasıl böyle oluyor? Evrende cevabını bilmediğimiz o kadar çok şey var ki. Bilim insanı bu merakı doğrultusunda araştırma yapar. Çok okur. Öğrenmek için hiçbir fırsatı kaçırmaz. Soru sormaktan çekinmez.
Bugün dünya bu konuma geldiyse, bilinmelidir ki, bu merak ile ortaya çıkan sorgulama ve bu yönde yapılan araştırmaların bir sonucudur.
Bilgi bir bilim adamının anahtarıdır.
Sizin merakınızı çeken nedir? Neyi en çok merak ediyorsunuz?  Merakınızın peşinden gidin.
3) Deney yapar.
Her zaman teorik bilgi tatmin etmez ya da yeterli gelmez. Deneyip görmek, işleyişi anlamak çoğu zaman daha iyi bir öğretmendir. Bu yüzden merak ettikleri bir konuda veya bir gerçeği göstermek, kanıtlamak için deney yaparlar.

4) Not tutar.
Bir bilim adamı çalışmalarını kayıt altına alır. Hafızasına güvenmez. (Elbette güvenir ama işini sağlama alır.) Araştırmalarından notlar çıkarır kendisine, deneylerde elde ettiği sonuçları hangi durumlarda neler olduğunu her zaman not eder.
5) Sabırlıdır. Kararlıdır.
Araştırmaları sonucu her zaman yeterli bilgiye edinemeyebilir.  Deneyler yapar. Deneyler sonucu bir sonuç alamayabilir ama yılmaz, tekrar tekrar dener. Değişkenleri değiştirip tekrar deneyler yapar. Ama pes etmez, çalışmalarını sonuca ulaşıncaya kadar sürdürür.
Başarmak istiyorsanız sorunlardan kaçmamalısınız. Sonuca, bilgiye ulaşmak her zaman çok kolay bir iş değiştir. Bazen uzun yıllar bile sürebilir bu işlem. Genelde biz her zaman pozitif bir sonuç bekleriz ama unutmayın ki olumsuz da bir sonuçtur.
Belirlediğiniz yolun sonuna ulaşacak kadar sabırlı mısınız? Posta pullarının gideceği yere varasıya kadar mektuba yapışıp kalmasından ötürü çok değerli olduğu söylenir. Posta pulu gibi olun ve başladığınız işi bitirin.

6) Gelişmeleri takip eder. Günceldir.

Sadece ülkemiz de değil, dünyanın her yerinde sizin çalışma alanınız ile ilgili çalışmalar yapan mutlaka birileri vardır. Sadece kendi alanınız ile ilgili olmasına gerek yok. Başka birisinin bir çalışması da size ilham kaynağı olabilir. Bilim her gün hızla gelişen bir alan ve takip etmezseniz geride kalırsınız. Sizin bulduğunuz bir sonucu belki bir başkası çoktan bulup yayınlamıştır…
7) Hayalperest ve yaratıcı bir zekaya sahiptir.
Bilim adamı geniş bir hayal ve yorumlama gücüne sahiptir. Hayal gücünüz geleceği belirler. Eskiden uçmak insanlar için bir hayalden ibaretti ama hep birilerinin hayali idi. Sonra birileri araştırdı, deneyler yaptı ve başardı. Artık uçaklar aracılığı ile insanlar istedikleri yere uçabiliyor. Hatta uzaya bile çıkabiliyorlar.
Bilginizi hayal gücünüzle birleştirdiğiniz takdirde gerçek başarıya ulaşabilirsiniz. Küçükken sık sık duyduğunuz “icat çıkarma!” lafının etkisinde kalmışsanız bile bir an önce kurtulun, icat çıkarın.
8) Tarafsız ve objektiftir.
Bilim adamı her zaman objektif davranır. Kişisel çıkar ve isteklerinden ziyade bilginin peşinden gider. Önyargıları, kişisel dugu ve düşünceleri ile işini ayırt etmeyi bilir.
Aynı zaman da eleştiri yapar ve eleştiriye de açıktır. Eleştirileri değerlendirerek moralini bozmak yerine çalışmalarını daha iyi hale getirmeye çalışır.
9) Kendine güveni tamdır.
Bilim adamı kendi alanında bilgi sahibidir. Bilginin sonsuz bir kavram olduğunu ve bugün doğru olan bir bilginin yarın yanlış bir bilgi haline dönebileceğini bilir. Hata yapmaktan korkmaz.
Hiç hata yapmamış bir insan yeni bir şey denememiş demektir.

10) Güzel ahlak sahibidir.
Bilim iyi veya kötü değildir. Ancak her ikisi için de kullanılabilir. Bilim adamının amacı insanlığa faydalı olmaktır. Bilgi ve buluşlarını kötü amaçlar için kullanmaz.
ETKİNLİK
Bilim tarihi ile ilgili bir kitap okuyup, sınıfta tanıtımını yapınız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.