Yüz yüze eğitimde öğretmenlerin gözünden ilk hafta

Bir buçuk yıllık pandemi sürecinin ardından 6 Eylül’de yüz yüze eğitime geçen okullar ilk haftayı tamamladı. Öğretmenler uzun bir aradan sonra yapılan yüz yüze eğitimi değerlendirdi.

Yüz yüze eğitimde öğretmenlerin gözünden ilk hafta

Peki bu hafta uzun süredir uzaktan eğitim için teknolojiyle sınav veren öğretmenler için nasıl geçti? Bildiği sınıf düzenine geri dönen öğretmenler mutlu olsalar da bu kez de maske ve mesafe kurallarıyla imtihan veriyorlar. İşte öğretmenlerin ağzından pandeminin ardından yüz yüze eğitimin ilk haftasının hikayesi...

KÜÇÜK BURUNLARDA MASKE ZOR DURUYOR

Hürriyet'ten Zülal Atagün'ün haberi: “İzmir Çiğli’de bir ilkokulda 2’inci sınıf öğretmeniyim. 27 kişilik sınıfım var. Okuma yazmayı geçen yıl uzaktan eğitimle öğrendiler ancak yavaşlar. Tahtada yazılanları deftere geçirirken zorlanıyorlar. Ama öğreniyorlar. Geçen yıl 1 ve 4’üncü sınıflar iki grup halinde geliyorlardı. Sınıf yoğunluğu yoktu ancak şimdi tüm sınıflar bir arada olunca çok kalabalık ve gürültülü oldu. Terleyince ya da yere düşünce maskenizi değiştirin diye bilgilendirdik çocukları. Çocuklar şimdi dışarı çıkmak istediklerinde maskeyi değiştirmeyi bahane olarak kullanıyorlar. Şikayetçi değilim bu durumdan çok tatlı geliyor. Bir de küçük burunlularda maske durmuyor. Kimine de büyük geliyor. Neyse ki çocuklar bilinçliler. Ellerini dezenfekte ediyorlar. Hijyen kurallarına dikkat ediyorlar ama oyun oynarken mesafe kalmıyor tabii ki. “

İLK İKİ GÜN İZDİHAM OLDU

“İlkokul 3’üncü sınıf öğretmeniyim. Okulun ilk günü giriş ve çıkışları resmen izdihamdı. Veliler uyarılara aldırış etmediler desek yeri. Özellikle 1 ve 2’nci sınıf velileri, önlemler anlamında (dezenfektan, maske, temizlik) yeterli bilince sahip. Ancak sınıflarda öğrenci sayıları 30 ve üstü olduğu için 40 dakikalık dersler tabi ki riskli. Cam, kapı pencere açıyoruz ama dışarıdan gelen seslerden de rahatsız oluyoruz. Çocuklar ve öğretmen sınıfta sürekli maske takmak zorunda. Bir öğretmen olarak bu durum beni zorlamaya başladı açıkçası. Boğazım acıyor şu an mesela. Burada dersler ve giriş çıkışlar yavaş yavaş oturmaya başladı tabi. Çarşamba gün bitimine kadar resmen felaketti. Kapı girişi çok kalabalık, velilerden, servis araçlarından okula girmek çıkmak zorlaşıyordu. Yavaş yavaş normale dönüyor, çevre okullarda covid vakaları ve kapatılan sınıf olduğunu duyuyoruz.”

MASKE BAZEN BUNALTIYOR

“ 5 yıllık İngilizce öğretmenim. Amerikalıyım. Özel bir okulda ilkokul öğrencilerine ders veriyorum. Bu son 2 senede pandemiden dolayı hem öğretmenler hem öğrenciler zor dönemden geçti ve hala geçiyor. İlk zamanlarda kurallara uyum sağlamayı başardık fakat maskeden dolayı bazen ders işlerken zorlanıyoruz. Öğretmenler olarak ve öğrenciler de sınıfta bunalmış oluyor. Online sürece geçtiğimiz zamanda, öğrenciler maalesef çok şey kaybetti. Evde kalınca, motivasyonları düştü ve isteksiz kaldılar. Öğretmenler de online ders yaparken 25-30 kişi bir sınıf oluyor ve her öğrenciye ulaşmak ve eğitmek zor oluyordu. O yüzden bir derste bir kaç tane öğrenciye ulaşamıyorsak diğer derste onlara odaklanıyorduk. Bir öğretmen olarak bunu görmek üzücüydü ve tüm öğretmenler daha fazla çalışıp, tüm öğrencilere ulaşmayı sağladık.”

BİZE ABİ, AMCA DİYEN ÖĞRENCİLER OLDU

“Daha önce Diyarbakır’da bir okuldaydım. Bu yıl Batman’ın bir köyüne tayinim çıktı. Birinci sınıf öğretmeniyim. Okulların kapalı kalması çocukların okulları özlemelerine sebeb olurken maalesef bazılarında okuldan soğuma ve okula gelmek istememe gibi davranışlara neden oldu. Bunu düzeltmek elbet zaman alacak ama onların dilinden konuşarak, onlarla çocuk olarak bu yarayı daha erken kapatırız. Bir çok öğrenci okula ve eğitime o kadar uzak kalmış ki öğretmeni bile unutmuş. Bizlere abi, abla, amca diyenler oldu. Bu beni gerçekten endişenlediriyor. Eğitimdeki müfredat sarmalık ilkesine göre ilerliyor.Yani ikinci sınıfın konularını anlamayan bir öğrenci 3’inci sınıf konularını anlamakta zorluk çeker. Örneğin 3 basamaklı sayıları 3’üncü sınıfta işlerken 4’üncü sınıfa gelen bir öğrenci 4 ve 5 basamaklı sayıları öğreniyor ama 3 basamaklı sayıları göremeyen öğrenciler oldu maalesef. Öğretmenler olarak okulların bir daha kapatılmamasını yüz yüze eğitimin devam etmesini istiyoruz .Çünkü okulların kapalı olması bize çok ağır bir yük olarak dönüyor. Öğrencilerin tekrar eğitim öğretime kazandırılması için olağan üstü bir çaba harcamamız bile bazen yetmiyor .Çocukların algılama kapasitesi düşüyor. Ve bu eğitim öğretim programının aksamasına neden olabiliyor”

ÇOCUKLAR KONUŞULANLARI ANLAMIYOR

“Lisede beden eğitimi öğretmeniyim. Maskeyle ders anlatmak çok zor oluyor. Çocuklar konuşulanları çok anlayamıyor ve teneffüslerde kantin önünde yığılmalar oluyor. Resim, müzik ve beden eğitimi derslerini bahçede işliyoruz. Çocuklar temkinli ve maskelerini çıkarmıyorlar. Bizim sınıflar çok kalabalık olmadığı için daha rahat bir ortam oluyor. Teneffüslerde ve öğlen arası sınıfları boşaltıyoruz ama yemek yerken mesafe falan koruyamıyor çocuklar. İşte orda maskesiz oluyorlar maalesef. Ancak tüm bunlara rağmen okula döndüğüm için çok mutluyum.”

PANDEMİNİN YARALARINI DAHA İYİ GÖRDÜK

“8’inci sınıf müdür yardımcısıyım. Geçen yılda aynı görevdeydim. Ancak bu yıl farklı. Çünkü bu yıl son sınıf olan öğrencileri tanımıyoruz. Yüzlerini yemekhanede açtıklarında görebiliyoruz. Bir buçuk yıldır okulda değillerdi. Okula çok yoğun gelmediler. Tek başına evde sürdürdükleri eğitim bir anda kalabalıklaştı. Akademik ve psikolojik olarak boşlukta geldiler. Sosyalleşmeyi ve iletişimi unutmuşlar. Okulu ve kuralları unutmuşlar. İlk hafta okul kurallarını baştan anlatmakla geçti. Çocuklar empati kurmayı unutmuşlar. Sabırla, özveriyle bunun üstesinden geleceğiz. Pandeminin açtığı yaraları çocukları gördüğümüzde daha iyi anladık. Birkaç haftaya toparlanacağız. Eğitimin doğası gereği çocuklar okulda olmalı.”

MASKEYLE NE DEDİKLERİNİ ANLAYAMIYORUM

“24 yıllık öğretmenim. Çocuklar eve çok alıştı. Onların okula geldikleri ilk gün benim için çok önemli. İlk izlenim nasılsa öyle devam ediyor çünkü. Ağlayan çocuklar vardı. 7-8 kere birinci sınıf okuttum ancak ilk kez bu kadar zorlandım. Geçen sene pandemiden dolayı kayıt ertelemeler oldu. Bu yıl ki çocuklar anasınıfına da gitmemiş gibi. Kalemin ne olduğunu bilmiyor ve tutamıyorlar. Diğer yandan sınıf mevcutlarımız şişti, 40 kişilik sınıflar oldu, iki iki oturuyorlar ve artık yer kalmadı. Çocuklar çok küçük olduğu için maskeyi tutamıyorlar. Acıkıyorlar, sıcak geliyor devamlı maskelerini çıkarıyorlar. Çocuklar o yaşta ses tonunu ayarlayamıyorlar, maskeyle ne dediklerini anlayamıyorum. Eskiden ağız hareketlerinden anlardım en kötü ihtimalle. Şimdi sadece gözlerini görüyorum“

YÜZ YÜZE DERS ÇOK DAHA ETKİLİ

“Manisa’da köy öğretmeniyim. İlk haftamız heyecan doluydu, öğrencilerimle özlem giderdik. Müdür yardımcısı ve görsel sanatlar öğretmeni olarak derse girdiğim için çok hızlı ve etkinlik dolu bir haftayı geride bıraktık. Hedeflerimizden bahsettik öğrencilerimin düşüncelerini ve isteklerini dinledim. Bu süreçte öğrencilerimle yüz yüze ders yapmanın çok daha etkili ve işlevsel olduğunu gördüm. Uzaktan eğitimde görsel sanatlar dersinde öğrenme hedeflerimize yönelik yaptığımız çalışmalarda beklediğimiz verimi alamıyorduk. Uzak kaldığımız öğrencilerin okul ortamına ve eğitim uygulamalarına uyumlarını sağlamak için bol bol etkinlikler yaptık. Okulumuza yeni katılım sağlayan öğrencilerimize bilgilendirme çalışmalarımızı yaptık. Okulumuza kazandırdığımız atölyeyi hiç görmeyen öğrencilerimiz vardı. Çok şaşırdılar. Şimdi bazı öğrenciler dersimiz neden bir saat diye soruyorlar. Çok beğendiler, çıkmak istemeyen öğrencilerim de var. Eğitim ortamı gerçekten çok önemli.”

HÜRRİYET

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER