Matematik Gerçekten Nasıl Öğrenilir?

Ülkemizde herkesin korkusu rüyası olan, öğrenmek isteyip ama bir türlü öğrenemeyenler için; "Matematik Gerçekten Nasıl Öğrenilir?" sorusuna cevap bulmaya çalıştık.

Matematik Gerçekten Nasıl Öğrenilir?

Matematiğin tanımı :

Matematik: örüntüler arasında bağıntı kuran aynı zamanda rakamların, sonrasında ise sayıların koordine bir şekil de fonksiyonel olarak bir arada hareket halinde olup; ortaya yeni teoriler atan ve uygulamalı bir şekilde teoriler geliştiren bilim dalıdır. Matematik bir çok alanı: cebirsel, mantıksal, geometrik, kodlama, analizler, diferansiyel hesaplar ve daha fazlası tarihsel bir süreç ve çeşitli bilim insanları tarafından matematik eşliğinde bulunmuştur. En gizemli varlık olan insanın bile beyninden geçen düşünme biçiminden harektlerine kadar geçen nöronsal iletimi tamamen matematikseldir. Dahası basit bir su damlasının hareketinden evrenin oluşumuna kadar herşeyin içinde matematiksel bir dokunuş vardır.

Matematik gerçek bir şekilde nasıl öğrenilir:

Matematik öğrenmenin zor olduğu bir gerçektir. Birde bu sorunun içinden çıkılamayacak durumlara getirecek bazı sebepler vardır. Bunun sebepleri arasında : yanlış öğretim şekli, ön yargı, korku ve dahası vardır. Öncelikle matematik sadece defter, kitap açıp öğrenilmeye çalışılması doğru bilinen bir yanlıştır. Bu maddelerden önce zihinsel olarak hazır hissedilme vardır. Bunu başarmak ise insanın kendine inanıp güvenmesi ile olur. Çocuklar çok soru çözüp matematikte başarılı olacaklarına inanırlar. Bu sadece onları daha yüksek not almalarını sağlar ama gerçekte matematik anlamında ilerletmez. Çünkü beyin bu bilgileri kalıcı olarak değilde kısa süreli olarak hafızada depo eder. Sonuç olarak ilerleme kaydedilmez. Matematiğin ciddi bir iş olduğunu anlayıp, ön yargı kırıldıktan sonra tabiki matematiğin insana katacağı faydaları özümsedikten sonra ikinci aşama olarak matematiğin sadece sayı ve rakam olarak değilde daha fazlası olduğunu kavrayıp görsel olarak insanın kendini geliştirmesi gerekir. Bu ise futbol maçına benzer, ortada iyi bir takım olması için oyuncu kimyası, defans, pas, şut özelliklerinin birbirini iyi tamamlaması gerekir. Bunun matematiğe uyarlanılması mantıksal, görsel, işitsel, duyumsal şeklindedir. Matematiğin tam anlamı ile iyi bir şekilde öğrenilmesi bunların arasındaki kimyanın güçlü olmasına bağlıdır. Yani sadece kağıda işlem yapmaktan başka aktivitelerin gelişmesi ile matematik öğrenilir. Bunlar satrancı mantık süzgecinden iyice geliştirip oynama, mantıksal problemler, bulmacalar, dinlendirici sözsüz müziklerdir. Bunlarla ilgilendikten sonra çocuklar önlerine matematik testi aldıklarında öncesine göre daha düzgün kararlar ve mantık süzgecinden güçlü bir şekilde geçirdikleri görülecekdir. Bazen sorunların çözümleri daha başka yerlerdedir amaç o yeri bulabilmektedir. Üçüncü madde olarak adlandırılma ise öğrencilerin çok hoşuna gitmesede malesef günümüz matematik anlayışı şekline uygun davranmakdır. Yani derslerde matematiği ögrenmek istemektir. Yüksek almak değil...Öğrenmekdir. Üçüncü madde kısacası matematiğn evi olarak nitelendirilen mantıksal ve sayılal alandır. Bu günümüze göre öğrenci durumuna uygun olarak konunun iyi kavranmasıdır. Daha sonra konuyu pekiştirmek için soru çözülmelidir. Üç maddenin iyi bir kimya ile birleşiminde sadece matematik öğrenilmez yanında sanat,bilim,felsefe ve dahasıda gelir. Ve tabiki ıq gelişimi ve artışı gözle görünür bir şekilde ortaya çıkar. Bunların hepsi bile olsa... daha önemlisi sıradanlıktan uzak zeki ve bilinçli bireyler oluşur.

Güncelleme Tarihi: 21 Eylül 2021, 14:41
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER